AMERİKA HÜRMÜZ’DE PROSTAT OLDU..📍

TEDAVİ İRAN’DAN, İLAÇ ÇİN - RUS ECZANESİNDEN.!
Batı’nın hesabı, İran’ı ekonomik ve finansal olarak kuşatıp teslimiyete zorlamak.
İran fakirleşir ama teslim olmaz. Gerekirse onlarca yıl savaşır. Afganistan’ın yıllarca gösterdiği gibi, bu coğrafyada yoksulluk teslimiyet getirmiyor;
Yıllarca Amerikan uçak gemisi gönderirdi Mesaj alınırdı. Yaptırım denirdi. Bankalar dururdu. Şirketler çekilirdi. Hükümetler hesabını yeniden yapardı. Şimdi..
İran Amerikan savaş gemilerini doğrudan bombalıyormuş.. Mesele gemi değil. Mesele şu:
İran bunu neden bugün yapabiliyor...
Dünya artık aynı dünya değil. İran’ın arkasında üzerinde imzalar bulunan Çin-Rusya-İran askeri ittifakı yok.
Olmasına da gerek yok.
Çin, İran’ın düşmesini istemiyor.
Rusya, Amerika’nın İran’da oyalanmasından
kazanıyor.
İran, Hürmüz’ü dünyanın enflasyonu yapıyor..
Üçünün çıkarı aynı yerde buluşuyor.
Çin’in derdi İran değil. Enerji.
Hürmüz, Çin ekonomisinin damarlarından biri.
İran çökerse Körfez’de Amerikan ağırlığı büyür. Pekin bunu istemiyor.
Çin’in Amerikan donanmasıyla savaşmasına da gerek yok.
Petrol, ticaret, teknoloji, finans ve diplomasiyle bir ülkeyi savaşa girmeden de ayakta tutabilirsiniz.
Postayı İran koyuyor. Arkasındaki stratejik
güç Çin .
UKRAYNA’NIN İNTİKAMI İRAN’DA
Rusya’nın hesabı daha açık. Amerika İran’a baktıkça Moskova rahatlıyor.
Washington artık Avrupa’da Rusya’yı, Ortadoğu’da İran’ı, Pasifik’te Çin’i aynı anda hesap etmek zorunda.
İran’ın Amerika’yı yenmesi gerekmiyor.
Yenilmesin yeter. Direndikçe maliyet çıkarıyor, zaman kazanıyor; Amerika ise mühimmat harcıyor. İşte “Ukrayna’nın intikamı İran’da alınıyor”
derken söylediğim bu.
Ukrayna ile İran haritada uzak. Amerikan mühimmat deposunda yan yana.
İran’ın başka bir silahı daha var. Hürmüz üzerinden petrolü, tankerleri, sigortayı ve enflasyonu etkileyebiliyor.
Yani füzenin ulaşamadığı yere petrol fiyatı ulaşıyor. Tahran’ın hesabı basit: “Beni yıkacaksan, bedelini sen de ödeyeceksin.”
TÜRKİYE GELİYOR
Pakistan ve Suudi Arabistan. Mekke Anlaşması’nı yan yana koyun.
Türkiye’de ordu, savunma sanayii, coğrafya. Pakistan’da nükleer caydırıcılık ve Çin bağlantısı.
Suudi Arabistan’da sermaye, enerji, Arap dünyasının ağırlığı.
Bunlar yan yana geldiğinde yeni bir güç merkezi ortaya çıkıyor.
Türkiye bir de Şanghay kartını gösteriyor. NATO’dan çıkmıyor. Avrupa’dan vazgeçmiyor. Sadece şunu söylüyor: “Alternatifsiz değilim.”
Yıllarca kapıda beklettiniz. Savunma sanayiinde engel çıkardınız. Siyasi şartlar koydunuz. Şimdi Türkiye’nin önünde Çin’den Rusya’ya, Körfez’den Pakistan’a, Türk dünyasından Şanghay’a uzanan başka kapılar da var.
Türkiye’nin gitmesine bile gerek yok. Gidebileceğinin bilinmesi yeter. Batı’ya verilen mesaj da bunun için kısa: “Müttefikiniziz. Seçeneksiz değiliz.”
Savaşın sonucunu şöyle İran Amerika’yı yenemeyecek, yenilmeyecek de. Amerika yorulacak. Bedel büyüyecek.
Zaman uzayacak. Uzun vadede Çin ve Rusya kazanacak.
Bölge halkları gibi Amerikan ve İsrail halklarının da barışa ihtiyacı var.
Son hesabı ise coğrafya kesecek.
Hürmüz’ün anahtarı
İran’dadır. ancak
Kilidi Anadolu’dadır.
Türkiye hangi ağırlık merkezinde durursa terazinin ağır tarafı orası olur.
Çünkü Türk devleti Onsuz hesabın tutmadığı yüce devlettir.
MASA DEĞİŞTİ
Mesele Amerika için alternatifsizliğinin bitmesi.
Çin’in ekonomik gücü, Rusya’nın askeri direnci, İran’ın Hürmüz kozu, Körfez’in sermayesi, Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı ve Türkiye’nin ordusu ile coğrafyası artık aynı dünya denkleminde.
Aynı bayrağın altında olmalarına gerek yok.
Aynı çıkarın etrafında buluşmaları yeter.
Dünya artık tek merkezden yönetilmek istemiyor.
Eski dünya tükeniyor. Yeni dünya kurulmadı.
Ama masa değişti.
Ve Türkiye artık o masaya sandalye istemiyor. Kendi sandalyesiyle geliyor
Aziz milletimizi
saygıyla selamlıyorum.
Çetin Ay
Bwa Başkanı Türkiye